Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Ettim?

Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Ettim?

Çevremdeki birçok arkadaşım çocuğunu üç yaş itibariyle anaokuluna verdi. Çocuğunuz üç yaşından daha küçükse, ancak size “ben hazırım” sinyali veriyorsa önce anne eşliğinde sonra da annesiz oyun grubuna verip bir deneme yapabilirsiniz. Çok küçükken annesiz bir deneyim yaşamasını doğru bulmuyorum. Aşama aşama ilerlerseniz sürecin daha kolay olduğunu göreceksiniz. Biz de o şekilde yaptık. İlk etapta aktivite merkezi tadında bir yerde oyun grubuyla başladık. Ben de yanında derse giriyor, aktiviteleri yapmasına yardımcı oluyordum. Hem bizim ilişkimizin güçlenmesi hem de kızımın sosyalleşmesi adına çok faydası olduğunu gördüm. Sonuçta evde bir yere kadar yetebiliyorsunuz. Çocuk farklı ortamlar istiyor.

İki buçuk yaşındayken evimize yakın bir kreşte annesiz oyun grubu deneyimimiz oldu. Duygusal anlar yaşamadık değil. İlk üç yaşın anneden kopmakta zorlanılan yaşlar olduğunu bildiğim için onun hırpalanmadan kaliteli zaman geçirebileceği bir deneyim olmasını istedim. İlk günler gayet güzel bir şekilde gidip geliyorduk. Ancak ilk günlerin o cezbedici havası geçmeye başlayınca sanırım sıkılmış olacak ki “ben gitmek istemiyorum” demeye başladı.  Yaşanan bulaşıcı hastalıkların da etkisiyle bir süre kreşten uzak kalınca iyice soğudu. En iyisi biraz daha beklemek dedim ve Eylül ayında bu sefer farklı bir okulda yarım günlük bir programa yazdırdım.

Yeni okulumuzu seçerken en çok dikkat ettiğim husus bana güven vermesi oldu. Evimize yakın sayılabilecek uzaklıktaki dört farklı okulla görüştükten sonra buraya karar verdim. Okul müdürleriyle yaptığım görüşmeler sonucunda beni en çok ikna eden yer burası oldu diyebilirim. Çocuğa yaklaşımları, önemsedikleri değerler, eğitim anlayışı ve aldıkları güvenlik önlemleri açısından kafamdaki düşüncelere en yakın gördüğüm yer burasıydı çünkü. Bir de bu sene Defne’nin kardeşi olacağı için bu zor süreci yönetirken bize destek olabilecek bir okul olmasını istedim. Her okulda bulunmayan psikolojik danışmanlık hizmeti vermelerinin bize iyi geleceğini düşündüm. Ayrıca revir ve bir hemşire olması da beni etkileyen özelliklerden oldu. İnsanın aklına binbir türlü şey geliyor. Olası bir durumda tecrübeli birinin müdahale edebileceğini bilmek beni rahatlattı açıkçası. Örneğin ufak bir detay ama okul bahçelerindeki salıncaklara takmış durumdayım ben. Biz parkta bile sallanan salıncağın önünden geçmesin diye tek bir çocuğu zor kollarken o kadar çocuğu kollamak çok zor olsa gerek. Kollayamayanlar oluyor ki yaşanan salıncak kazalarını duyuyoruz. Bu okulun bahçesinde salıncak olmadığını görmek hoşuma gitti. Nasıl olsa dışarıdaki parklarda istediği kadar binebilir, herhangi bir mahrumiyet yaşatmıyoruz çok şükür. Bunun dışında, okulda merdivenlerden düşmeye karşılık alınan önlemler, kapılara ellerin sıkışmasını engelleyen aparatlar ve pencerelere takılan kilitler de dikkatimi çekti. Bütün bunlara rağmen tabii ki yine de kazalar yaşanacaktır ancak çocuğunuzu emanet edeceğiniz bir yerin bu kazaları minimize etmek adına aldığı önlemler çok önemli.

Görüştüğüm okulların içini gezerken güvenlik önlemlerinin dışında hijyenik olup olmamasına, sınıfların büyüklüğüne, aktivite materyallerinin çeşitliliğine kadar inceledim. Size tavsiyem girin mutfağını bile inceleyin. Her türlü detayı inceleme hakkınız olduğunu düşünüyorum. Zaten kendine güvenen bir yerse siz sormadan gösterecektir. Göstermiyorsa bir sorun olabilir.

 

Okulun fiziksel özelliklerinin yanı sıra verdiği eğitim de önemli tabii. Bu noktada öğretmene çok iş düşüyor. Ben kızımın öğretmeniyle tanışma fırsatı bulamadan kaydını yaptırdım ama neyse ki pişman olmadım. Sizin fırsatınız varsa öğretmeniyle tanışın. İlk defa annesinden koparak farklı bir ortama girecek çocuğun öğretmeninin şefkat, tahammül ve anlayış gibi unsurlara sahip olması şart. Bu unsurlardan birini bile barındırmadığını düşünüyorsanız kararınızı bir kez daha gözden geçirin derim.

 

Benim için esas olan, okulda oyun oynayarak eğlenceli zaman geçirmesi olduğu için akademik yanını hiç sorgulamadım. Yabancı dil eğitimi var ancak bunu da eğlenceli bir şekilde oyunlar, şarkılarla öğretmeleri güzel. Kızımın okula giderken mutlu olmasını istiyorum. Özellikle kardeşi geldikten sonra aklı evde kalmadan gidebileceği bir yer haline gelmeli. Orada o kadar çok eğlenmeli ki beni ve kardeşini evde bırakıp okul ortamına girebilmeli. Okula başlayalı bir ay oldu, şimdilik iyi gidiyoruz. Umarım ilerleyen günlerde keyifli bir şekilde devam eder ve biz de en zor senelerimizden biri olacağını tahmin ettiğim bu seneyi mutlu mesut atlatabiliriz.

 

Sevgiler,

Ceyda Subaşı

POPÜLER ETKİNLİKLER