Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Bebek Odası Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Bebek Odası Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Oldum olası bebek mobilyası satan mağazaların önünden geçerken içim açılır. Muhtemelen vitrinlerinde beyaz renkli mobilyalar ve pastel pembe-mavi renkli aksesuarlar kullanılması pozitif bir etki yarattığı için. Her ne kadar ham ağaçtan yapılan, boyasız mobilyaların daha sağlıklı olduğu söylense de bana göre bebek odası dediğin beyaz mobilyalı olur.

En azından bizim tercihimiz o yönde oldu. Önce Modoko sonra da yakın çevredeki mobilyacıları gezdikten sonra, Çiftehavuzlar’da bulunan Mika Decor’da karar kıldık. Öncelikli olarak dikkat ettiğimiz husus malzeme kalitesi oldu. Zaten biraz detaylı incelediğiniz zaman görebiliyorsunuz. Mobilyaların çekmecelerini açıp şöyle bir bakın. "Çekmece içleri ve yanları da pürüzsüz şekilde boyalı mı yoksa sadece dışı mı boyalı? Dolap kapakları ve çekmeceler kapanırken ses çıkarıyor mu? Kullanılan boya sağlıklı mı?" gibi kalite konusundaki detaylara mutlaka dikkat edin.

Diğer bir konu da alacağınız mobilyaların kullanışlı olması. Bizim bebek odası olarak düşündüğümüz odada alan kısıtlı olduğu için büyük bir karyola tercih etmedik. 75*140 cm boyutunda, standart sayılabilecek bir ölçü yaptırdık. Üç kademeli yükseklik boyutu olması çok işimize yaradı. Defne doğduğu günden itibaren kendi odasında, bu yatakta yattı. İlk aylar en yukarıda bulunan kademeyi Defne büyüdükçe yere yaklaştırarak indirdik. Başta her şey iyiydi hoştu ama hareketlenmeye başlayınca çocuk yatağa sığamaz oldu. Bununla birlikte huysuzlanmaya ve uyku problemleri yaşamaya başladı. Kumaş yan korumaları Defne’yi iyice bunalttığını düşünerek çıkarttım. Gece pat-küt seslerle uyanınca fark ettim ki uyurken yatağın korkuluklarına kolları ve ayakları çarpıyor. Çarptıkça da uyanıyor. Muhtemelen kumaş korumalar varken de çarpıyordu ancak ses çıkmadığı için biz anlamıyorduk. Yeni bir daireye geçmemizle birlikte Defne’nin karyolasını enine boyuna büyütmeye karar verdik ve Montessori sistemine geçtik. Şimdi yeni yatağında bir "oh" diyen çocukcağızın uyku sorunu yok denecek kadar aza indi. Özetle, yeriniz varsa büyük yatak alın, daha uzun süre kullanırsınız. Doğar doğmaz Montessori yatağa da yatırabilirsiniz ancak bu tip yataklar alçak olduğu için bebeğinizi yataktan alırken zorlanabilirsiniz. Bir de tabii korkuluklarının yüksek yapılması gerekir ki bu Montessori felsefesine aykırı olur. Büyüyen karyolalar da diğer bir opsiyon olarak düşünebilir ancak onlar da gördüğüm kadarıyla hep boyuna büyüyor. Yani öncesinde komodin ayak ucundayken sonrasında yan tarafa geliyor ve böylece karyolanın boyu uzamış oluyor ancak eninde bir değişiklik yok.

Karyola içine ise pedleri çıkarılabilen bir şilte alırsanız çok rahat edersiniz. Böylelikle hava aldırmayan muşamba alezleri sermenize gerek kalmadan yatağınızı koruyabilirsiniz. Biz Yataş’ın Bebish modelini altık. Hem üst hem de alt tarafındaki pedler çıkarılarak yıkanabiliyor. Tabii karyolayı büyütünce şilteyi de değiştirmek zorunda kaldık. Maalesef büyük boyutlarda bu tip bir şilte bulamadığımız için Yaytaş’ın Drowsy modelini aldık.

Dünyanın en gerekli şeylerinden biri olduğunu düşündüğüm alt değiştirme modülünü şifonyerin üzerine takılacak şekilde yaptırdık. İçine de odasındaki kumaşlara uygun bir kumaşla kaplı alt değiştirme minderi koydurduk. Bu modül olmasa da olur demeyin, çocuğun altını güvenli ve hijyenik bir şekilde değiştirmek için gerekiyor. Dört çekmeceli geniş şifonyer ise Defne’nin eşyalarının büyük bir kısmını aldı. Üç kapaklı gardırobunun altına dört çekmece daha yaptırmıştık ancak bunları sadece ıvır zıvır koymak için kullanıyorum ya da henüz giyemeyeceği büyük kıyafetleri bu çekmecelerde muhafaza ediyorum. Askılıklarda da hanımefendinin elbiseleri ve montları asılı. Dolabın içine geniş raflar yaptırdık. Bu raflar çarşaf, havlu gibi büyük parçaları koymak açısından çok mantıklı oluyor, tavsiye ederim. Küçük bir detay; raflardan birini sürgülü yaptırmamıza rağmen o özelliği hiç kullanmayıp, arkalardaki çarşafları almak için hala dolabın içine kadar giriyorum :) Onu kullanmaya bir türlü alışamadım. Çok gerekli değilmiş sanki…

Hem dolapta hem de şifonyerde dikkat edilmesi gereken diğer bir husus; alttaki çekmecelerin bebek tarafından kolayca açılamaması ya da herhangi bir çarpmaya neden olmaması için kulpsuz yapılması. Biz açma yerlerini gizli yaptırdık ve çok da memnun kaldık. Bir diğer ve çok önemli güvenlik önlemi de mobilyaların köşeli değil yuvarlak hatlara sahip olması. Böylelikle olası kazaları önleyebiliyorsunuz.

Gelelim emzirme koltuğuna. Başlarda hiç önemsemediğim ama aslında çok önemli olduğunu sonradan fark ettiğim koltuğu Defne doğduktan sonra apar topar Ikea’dan aldık. Hani şu TV koltuğu gibi arkaya yatanlardan. Modelin adı Muren. Koltuğun yeteri kadar geniş olması şart. Sizinle birlikte emzirme yastığı da rahat şekilde sığmalı. Bir de kol koyma yerleri alçak ya da çok yüksek olmamalı, yoksa rahat edemiyorsunuz. Bu koltuk iki ihtiyacı da başarıyla karşılıyor. Dezavantajı ise kumaş kılıfının çıkarılıp yıkanamaması. Sadece baş ve kol koyma kısımlarındaki kumaşlar yıkanabiliyor. Bebek emzirme koltuğu olarak değil de TV koltuğu olarak tasarlandığı için olabilir :) Emzirme seanslarından sonra çıkarılan gazlarla birlikte akan kusmukları nasıl çitileyerek temizlediğimi hiç sormayın. Koltuğun arkaya yatıp ayakları uzatabilme özelliğini çok kullanırım sanmıştım ama öyle olmadı. Defne’nin uyumadığı gecelerde koltukta uzanabilmek için birkaç kez açtım sadece. Kullanmama nedenim ise bir süre sonra koltuktan kalkarken mekanizmanın gıcırdamaya başlaması. Zar zor uyuttuğum çocuğumun gecenin sessizliğinde büyüyen o sesle uyanması kabusum olduğu için kullanamadım. Bence Ikea ürünün bu yönünü geliştirmeli. Onun dışında rahatlık açısından 10 numara.

Odanın tamamlayıcısı olan perdeleri ve duvar bordürünü de yine Mika Decor’dan aldık. Tartine et Chocolat marka, pastel tonlardaki ayıcıklı bordür resmen odanın havasını değiştirdi. Hatta desenini o kadar çok beğendim ki halısını da aynı motiflerde tasarlatıp All Baby Baby firmasına yaptırdım. Duvar kağıdı ya da bordür yaptıracaksanız göz yoran desenlerden kaçınmanızı tavsiye ederim. Bebeğinizin dikkatini dağıtarak uyumasını zorlaştıracaktır. Perde seçimini ayıcık aplikeli keten tül ve uçuk pembe tonda fon perde olarak yaptık ancak fon perdeyi neredeyse hiç kullanmadım diyebilirim. Uyumadan önce zaten panjurları indirdiğim için gerek kalmadı. Süs olarak duruyor öyle.

Son olarak, eğer bebeğinizi ilk günden odasında yatıracaksanız mobilyaların hazırlanma süresini dikkate almanızı tavsiye ederim. Sipariş üzerine hazırlayan firmaların teslimatı 1 aydan fazla sürebiliyor. Hem hızlı hem ekonomik olsun derseniz Ikea gibi bir opsiyon da var tabii. O da değerlendirilebilir.

Sevgiler,
Ceyda Subaşı