Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Hamilelikte Alınan Kilolar Nasıl Verilir?

Hamilelikte Alınan Kilolar Nasıl Verilir?

Aylar süren heyecanlı bekleyişin ardından bebeğinizi kucağınıza aldınız. Aldınız almasına da göbek neden gitmemiş?

Doğum yapan kadınların çoğunun yüzleştiği bu durum hele ki sezaryenle doğum yaptıysanız daha da moral bozucu olabiliyor. Hatta arkadaşlarınız göbeğinize bakarak “doktor içeride bir tane daha unutmuş olmasın?” şeklinde espriler bile yapabiliyor. Bizzat yaşadım, oradan biliyorum :) İlk günler bebeğinize odaklandığınız için çok takılmıyorsunuz ama aradan birkaç ay geçip de o göbek gitmeyince çareler aramaya başlıyorsunuz. Sadece göbek de olsa iyi. Sanki bütün vücudunuz kendini salmış gibi hissediyorsunuz.

Ben hastaneden çıkar çıkmaz korse kullanmaya başladım. Herkese de tavsiye ederim. Her şeyden önce ameliyat sonrasında çok rahat etmemi sağladı. Karnımın hareketini kısıtlayıp sabit tutarak ağrılarımın yok denecek kadar azalmasını sağladı. Diğer bir faydası da tabii ki karnımın daha hızlı toparlanması yönünde oldu. Yine de spor yapmadan doğum öncesindeki halime dönemeyeceğimi anladım. Karın kasları için her gün evde yapacağınız birkaç egzersiz hareketi etkili olabiliyor. Bunların başında da mekik geliyor. Tabii ki onun da zamanı var. Benim doğum sonrasında iki ay boyunca karnımda hassasiyet oldu ama iki ayın sonunda kendimi daha iyi hissedince ufak tefek egzersizlere başladım. Gün içinde spora gidemeyecek kadar kısıtlı zamanım vardı ama bir an önce de vücudumu şekle sokmak istiyordum. Evde eliptik bisiklet yardımıyla altı ay gibi bir sürede eski kiloma yakın bir kiloya indim. Sonra o kiloların bir kısmını yeniden aldım ama orasını karıştırmayalım şimdi.

Gelelim uzman görüşüne. Uzmanlar emzirirken ağır egzersizler yapmaktan kaçınmamızı söylüyorlar ki ben de ilk aylar çok dikkat ettim ama sonra sütüm azaldığı için kızımı emziremediğimden dolayı egzersizlerin şiddetini arttırabildim. Arttırdım dediysem günde 20 dakika eliptik bisiklete biniyordum ama zorluk derecesini gitgide arttırıyordum. Ne zaman ki kızım hareketlenmeye başladı, onun peşinden koşturmam gerektiği için bisiklete veda ettim çünkü aralıksız 20 dakika bile kullanamaz olmuştum. Sonrası da malum. Madem egzersiz yapamıyorum, yediklerime dikkat edeyim bari dedim. Yine uzmanların görüşüne göre emzirirken düşük kalorili diyet yapmanız sakıncalı. Sadece emzirerek yaklaşık 500 kalori yakıyormuşsunuz, dolayısıyla bir de diyet yapıp vücudu enerjiden yoksun bırakmamak gerekiyormuş. İlk 4 ayda, aylık 2 kg üzerinde zayıflamak anne için sakıncalıymış. Kısacası emzirirken yapılan düşük kalorili diyetler hem anne sütünün kalitesini düşürüyor hem de anneyi bitkin duruma düşürüyor. Yapılacak şey şu: Dengeli beslenmek. Mümkün olduğunca fazla su içmek ve kırmızı et, balık, yumurta, kalsiyum kaynaklı besinler, yeşil yapraklı sebzeler ve baklagilleri haftalık beslenme programınıza eklemek. Tabii ki emzirirken herhangi bir besinden dolayı bebeğinizde alerji görülürse ya da gaz sorunu olursa beslenmenizde bir takım değişiklikler yapmanız gerekebiliyor. Bu durumda uzman bir doktora başvurmakta fayda var.

Bir de detoks meselesi var ki dışı sizi içi beni yakar. Hani sosyal medyada paylaşmayan şahsın kalmadığı detoks içecekleri var ya işte onlar sanırım herkese göre değilmiş. 2 gün boyunca hiçbir şey yemeden sadece bu içeceklerle beslendiğinizde hastanelik olabiliyorsunuz. Hele ki bünye karbonhidratla beslenmeye alışıksa kabullenemiyor. Şahsen benim başıma geldi, oradan biliyorum :) 2-3 günlük şok detoks programları emzirme döneminde kesinlikle önerilmiyor. Ben de emzirme faslım bittikten sonra deneyeyim dedim ama denediğime pişman oldum. İlk yudumda "tadı fena değilmiş aslında" diye düşündüren, şişenin yarısına geldiğinizde ise “Allah'ım neydi günahım” dedirten bu sıvılar beni fena yaptı. İlk günün gecesinde şiddetli bir baş ağrısıyla uykumdan uyandım ki benim normalde çok nadir başım ağrır. İnternette biraz araştırdım, baktım olağan yan etki olarak baş ağrısı yazıyor. Demek ki işe yarıyor, vücudum toksinlerden arındığı için tepki gösteriyor diye düşünürken ikinci gün kendimi yatak döşek yatarken buldum. Bu sefer de midemi bozmuştum. Sanırım detoks işini bir uzman yardımıyla, hatta mümkünse uzman gözetiminde detoks kamplarında yapmakta fayda var. Yine de ben almayayım.

Buradan şunu yapın, bunu yapmayın diye ahkam kesmek istemem ama ben karbonhidratı azaltıp, bir de akşam geç saatte yemek yemeyince kesin kilo veriyorum. Bu hiç değişmedi. Ama gelin görün ki bendeki irade seviyesi değişti. Artık eskisi kadar iradeli değilim. Bu işler beyinde bitiyor. Kafaya koyunca neler neler başarılıyor. Hepimize bol şans! ;)

Sevgiler,
Ceyda Subaşı

POPÜLER ETKİNLİKLER