Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Kolik Bebekle Nasıl Baş Edilir?

Kolik Bebekle Nasıl Baş Edilir?

Bazılarına “kolik” kelimesini duymak bile “Aman Allah Korusun!” dedirtmeye yeter. Ben bununla iki ay boyunca mücadele eden bir anne olarak söyleyebilirim ki evet zor bir süreç ancak eninde sonunda geçiyor.

Sanırım doğumdan sonraki beşinci haftaydı. Kızımda bir huzursuzluk başladı ama öyle böyle değil. Özellikle akşam saatleri ağlama krizine giriyor, sabaha kadar da devam ediyordu. Ayaklarını karnına çeke çeke ağladığı için gaz sancısı olduğunu düşünüyorduk. Bütün önerileri dinleyerek uygulamadığımız yöntem kalmadı. Şu kiraz çekirdekli yastıklardan bile aldık. Isıtıp ısıtıp ayaklarına ve beline sarıyorduk. Doktorumuzun önerisiyle bir takım damlalar kullandık. Amerika’dan şuruplar getirttik. Ne yapsak nafile, bir türlü geçmek bilmedi. O ağladıkça bende bir moral bozukluğu, üzerine bir de uykusuz geceler derken çareyi kitaplarda buldum.

 

Bir gün kolik bebekler üzerine kitap araştırırken Dr. Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Bebeği” adlı kitabına denk geldim. Baktım arka kapağında tarif edilen bebek bizimkiyle bire bir, çözüm bulabilirim ümidiyle hemen aldım kitabı. İyi ki de alıp okumuşum. Her şeyden önce bizim yaşadıklarımızı yaşayan başka ebeveynler olduğunu görünce çok rahatladım. Bunun bir süreç olduğunu ve eninde sonunda geçeceğini bilmek bana ümit verdi.

Dr. Harvey Karp, kolik bebekler üzerinde ihtisas yapmış bir çocuk doktoru. Onun görüşüne göre bazı bebekler doğumdan sonra kolay kolay dünyaya adapte olamazlar. Genelde algıları açık olan bebeklerde görülen bu durum, annesinin rahminden çıkıp farklı bir yere geldiğini fark ettiğinde ortaya çıkar. Bu farkındalıkla birlikte annesinin rahmindeki konforu geri ister. Tabii bu konforu bire bir sağlayamadığınız için de huzursuz olur. Adaptasyon süresi en fazla üç ay kadar sürer ve sonra sona erer. Dr. Harvey Karp’a göre anne rahmindeki konforu sağlamak için beş ana prensip var.

 

  1. Kundak yapmak: Bu prensibi okurken anneannelerimizin bir bildiği varmış diye geçirdim içimden. Kundak yapmanızın amacı, bebeğin tıpkı anne rahmindeki gibi elinin kolunun fazla hareket edemez konuma getirilerek kendini uyandırmasını engellemek. Bebeği kucakta taşıma da bu prensip kapsamında savunulan bir şey. Bebek her ağladığında onu kucağa alıp sakinleştirmek ve anne kokusunu mümkün olduğunca fazla hissetmesini sağlamak gerekiyor. Bu yüzden son zamanlarda bebeği sling ya da kanguru ile taşımak çok revaçta. Bali'nin köylerinde hiç kolik bebek vakası görülmemesinin nedeni, bebeklerin neredeyse 24 saate yakın annelerinin kucağına sarılı yaşamalarına bağlanıyor. Ben de test ettim onayladım. Yatağında yatmayan çocuk kucağıma aldığımda uyuyordu. Bu yüzden iki ay boyunca kucağımda yatırdım.

1. Yan ya da yüzükoyun yatırmak: Dünya Sağlık Örgütü boğulma riskine karşı bebeğin yüzüstü yatırılmasına karşı çıksa da ben gündüz yanındayken yüzüstü yatırdım ve faydasını gördüm. Bu pozisyon bebeğin daha rahat hissetmesini sağlıyor ve irkilerek uyanmasını en aza indirgiyor. Yine de bebeğinizin yanında, onu gözlemleyecek durumda olmadığınız zamanlarda bu şekilde yatırmamalısınız. Yanında değilseniz yan ya da sırtüstü yatırmanız öneriliyor.

2. Bebeğinizi sakinleştiren ses (tercihen Şşş sesi): İşte bu bizim hayatımızı kurtaran prensip oldu diyebilirim. Youtube’da          bulduğumuz bir White Noise’u (beyaz gürültü) dinlettiğimiz anda ağlamasının kesildiğini keşfettik. Ondan sonra nereye gidersek gidelim o ses de bizimle birlikte gelir oldu. Hatta kolik dönemini atlattıktan sonra bile birkaç ay boyunca rahat uyuyabilsin diye kullandık bu sesi. Tam bir tantana olmasına rağmen anne karnındaki sesleri en iyi taklit eden ses olduğu için bebekleri rahatlatıyormuş. Bizimkinde işe yaradı.

3. Sallamak: Burada bahsedilen sallama pozisyonu için kitaba ya da internete bakmanızda fayda var. Doğru pozisyon yakalandığı taktirde bebekleri hemen sakinleştirdiğine dair çekilmiş video görüntüleri bile var ancak biz o pozisyonu ya beceremedik ya da bizim kız iyi gününde değildi. Bir işe yaramadı çünkü. Ancak şu bir kesin ki ayakta ya da pusette sallamak da çoğu zaman bebeği sakinleştiriyor. Bizde işe yaradı ama alışmasın diye de kırk takla atmamız gerekti.

4. Emme/emzik vermek: Bebeğinizi sakinleştirdikten sonra emzik verme aşaması geliyor ki artık bu aşama keyif kısmı olarak görülüyor. Bebeğin derin uykuya geçmesi için bu öneriliyor.

 

Biz kolik meselesini bu prensipler doğrultusunda fazla sarsıntı olmadan atlattık. Üç aylık olduğunda bütün sıkıntılarımız geçmişti. Belki de kitapta yazdığı gibi gerçekten bu bir adaptasyon süreciydi ve yaşanıp bitti.

Kitaptaki faydalı bölümleri özetlemeye çalıştım ancak alıp okursanız çok daha detaylı bilgiler olduğunu görürsünüz. Unutmayın ki her bebeğin tepkisi farklı oluyor. Başkasının bebeğinde işe yarayan sizin bebeğinizde işe yaramayabiliyor. Ya da tam tersi. Yine de denemeye değer ;)

Sevgiler,

Ceyda Subaşı

POPÜLER ETKİNLİKLER