Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Okula Dönüş

Okula Dönüş

Okula dönüş! Çocuğum olmadan önce bu iki kelimenin kulağa bu kadar hoş gelebileceğini düşünmezdim. Yaz tatili boyunca çocuğunu oyalamak için ne yapacağını şaşıran ebeveynlerdenseniz ne demek istediğimi çok iyi anlamışsınızdır. Birçok etkinlik yapsanız bile bir süre sonra çocuklar haklı olarak sıkılıyorlar. Bu süreçte gidilen tatiller ya da yazlıklar kurtarıcı olabiliyor ama yaz tatilinin büyük bir kısmını şehirde geçiriyorsanız çocuğa yetebilmek zorlaşıyor. Bu noktada yaz okulları devreye giriyor ki özellikle çalışan ebeveynler için mükemmel bir çözüm olduğunu düşünüyorum.

Biz yaz tatilimizi yazlığımız ve İstanbul arasında mekik dokuyarak geçirdik. Kızımın bahçelerde nasıl deşarj olduğunu görünce yazlığın ne büyük nimet olduğunu anladım. Yine de çoğunlukla İstanbul’da olduğumuz ve bu yaz normalin üzerinde bir sıcaklık yaşadığımız için zamanımızın büyük bir kısmını AVM’lerdeki serin oyun alanlarında geçirmek zorunda kaldık. Tabii ne kadar kaliteli zaman geçirdiğimiz tartışılır. Şu sıralar kullanımı çok moda olan “kaliteli zaman” tabiri benim de çok önemsediğim bir şey haline geldi. Evde ya da dışarıda çocuğunuzla bir yere kadar kaliteli zaman geçirebiliyorsunuz. Çocuk kendi yaşıtlarıyla sosyalleşmek, farklı oyunlar oynamak istiyor. Siz bir noktada yetememeye başlıyorsunuz.

Kimileri 3 yaşın kreş için erken olduğunu savunsa da ben bu yaşta başlamanın doğru olduğunu düşünüyorum. Kreşin çocuğun yeni arkadaşlar edinmesi, birçok yönden kendini geliştirmesi, toplum içindeki kurallara uymayı öğrenmesi açısından çok faydalı olduğu tartışılmaz. Benim kızım da üç yaşına yaklaştığı şu günlerde kreşe başlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Günler öncesinden okul çantası, kalem kutusu ve okul kıyafetleri alındı. Aslında neler olup bittiğinin tam olarak idrakinde olamamasına rağmen ona bu ritüeli yaşatmak istedim çünkü bana göre okula başlamanın en eğlenceli yanı bu :) En sevimsiz yanı ise minicik çocukların annelerinden ayrılması. Bu süreci kolay geçirebilmek için okulumuzda 1 haftalık oryantasyon yapılacak. Anneler okulda bekleyecek ve gerektiği taktirde çocuğa eşlik edebilecek. Bu şekilde olmasını çocuğun psikolojisi açısından daha sağlıklı buluyorum. Bizim zamanımızda kapılar kapanır, anneler kapının dışında kalırdı. Öyle oryantasyon süreci filan da yoktu. Bende travma olmuş olacak ki daha dün gibi hatırlıyorum o günü. Ne ağlamıştım… Düşünsenize o güne kadar sürekli annenizle birliktesiniz. Bir anda ortaya okul diye bir şey çıkıyor ve sizi annenizden ayırıyor. Büyük travma bana sorarsanız. İşte oryantasyon süreci bu yüzden çok önemli. Travmaları engellemek için öğretmene de çok iş düşüyor. Kreşi keyifli vakit geçirilen bir yer haline getirebilme becerisi olmalı. Çocuk kreşe seve seve gitmeli, zorla değil.

Küçükken okula gitmemek için bin bir takla atan biri olarak şunu söyleyebilirim ki hâlâ anlam veremediğim şeyler var. Kreş için geçerli değil (saatleri esnek olduğu için) ancak ilkokula başlayınca her sabah erkenden kalkıp hazırlanıp okula gitmenin çocuklar için acımasızca olduğunu düşünenlerdenim. Bazen okul servislerinin içinde uyuyan çocuklar görüyorum. Muhtemelen sabah 6 sularında kalkıp yola çıkan çocuklar bunlar. Hele ki okulu evinden uzaksa vay haline. “En iyi okul evine yakın olan okuldur” görüşünü savunanlardanım. Çocukların uykularını aldıktan sonra okula gitmeleri gerektiğini düşünüyorum. Kimileri diyor ki iş hayatına hazırlık için belli bir rutine uymayı öğrenmeleri lazım. Uzman değilim ancak bana sorarsanız bu kadar erken yaşta öğrenmelerine hiç de gerek yok. Yazık günah uykusuz kalan çocuklara. Evde ödev yapmaya da karşıyım. Zaten bütün gün annelerini babalarını göremiyorlar. Bir de eve gelince ödev baskısı. Çocuk eve gelince anne-babasıyla vakit geçirmek istiyor, onlardan sevgi bekliyor, “Ödevini yaptın mı?” sorusunu değil. Ödev yapılacaksa okulda yapılsın, evde değil. Bu şekilde eğitim veren okullar varmış zaten. Vakti gelince detaylıca araştıracağım. Çocukları yarış atı gibi yetiştiren okullardan mümkünse uzak duracağım. Bu konuda bazı anneler gibi hırslı değilim. Kızımı orta karar bir okula gönderip hem kendim baskı kurmadan  hem de okul baskısı olmadan okutmayı hedefliyorum. Ne kadar gerçekleştirebilirim hiç bilmiyorum ama en azından isteğim bu yönde. Bundan seneler sonra bu yazıyı okuyup iyi ki kararımın arkasında durdum ve başarabildim demeyi umuyorum.

 

Sevgiler,

Ceyda Subaşı