Müşteri Hizmetleri   +90 212 233 46 63
Good Parents çocukların dünyasını genişletirken, ailelere güvenilir ve eğlenceli bir danışmanlık sunar.
Uyumayan Bebek Yapmışız

Uyumayan Bebek Yapmışız

Oldukça dertli olduğum bu konuda yazmasam olmazdı. Belki bir uyku danışmanı değilim ama yaşadıklarımız sayesinde konuya bir o kadar hakim olduğumu söyleyebilirim. Okumadığım kitap, denemediğim yöntem kalmadı. Evet bazı yöntemler işe yaradı ama sil baştan yaşadığımız da çok oldu.

Kızımla birlikte iki ay boyunca kolikle mücadele ettiğimiz için gecemiz gündüzümüze karışmıştı. Bu öyle bir şey ki yaşamayan anlayamaz. Gerçekten öyle. Akşam saatlerinde başlayan ve tüm gece süren ağlama nöbetleri yüzünden iki saatlik uykuya muhtaç olduğumuz günler çok oldu. Yatağında kesinlikle uyumayan çocuk, kucağıma aldığımda uyuyordu. Bu yüzden günlerce kucağımda uyutmak zorunda kaldım. Genelde salondaki koltukta uyurken, kucağımdan düşmesin diye yanıma koyduğum dağ gibi olmuş yastıklarla onlarca gece geçirdim. İşin kötüsü bir süre sonra kucağımda da uyumamaya başladı. Ayağımda sallamama konusunda ısrarcıydım. Pusette daha rahat uyuduğu için çareyi evin içinde pusette gezdirerek uyutmakta bulduk. Sonradan anladım ki aslında ayakta sallamaktan çok da farklı bir şey yapmıyoruz. Nitekim pusette uyumaya alıştı. Biz de her gece pusette gezdirmeye devam ettik. Uyuduktan sonra yatağına alıyorduk ama sanmayın ki uyumaya devam ediyordu. Tekrar uyanma ve tekrar pusette gezdirme faslı derken bir bakmışsınız sabah olmuş. Sonuç olarak eşim ve ben uyuyamıyorduk ama en azından kızımız biraz olsun uyuyabiliyordu böylece. Bu dönemde White noise denen kuru gürültüden de çok destek aldığımızı söylemeden geçemeyeceğim.

Uzmanların da söylediği gibi, kızım tam üç aylık olduğunda bu problemler bir anda kesildi. Kolik bebeklerde böyle olurmuş zaten. Sonrasında da tam altı ay boyunca çok rahat bir dönem geçirdik. Resmen akşam yatıp sabah kalkan bir bebek haline gelmişti. Gündüz uykuları da gayet düzenliydi. Okuduğum kitaplardan rutin yapmanın önemini gördüğüm için uyku saatlerini, yıkanma saatlerini ve süt emme saatlerini hep aynı tutmaya çalıştım. Bu rutin dedikleri şey işe yaramıştı. Daha huzurlu bir bebek haline gelmişti. Taa ki dokuzuncu aya kadar. Rutine devam etmeme rağmen o ay ne olduysa her şey tersine döndü. Uykuları yeniden bozuldu. Geceleri 5-6 kez ağlayarak uyanmaya başladı. Her uyandığında bin bir güçlükle yeniden uyutuyorsunuz ve o uyurken biraz olsun uyuyayım diyorsunuz. Tam dalıyorsunuz ki yeniden uyanıyor. Bu süreç çok çok zordu ve maalesef 1 seneden fazla sürdü.

Ağlatarak uyku eğitimine karşı olduğum için uygulamak istemedim ama bir gün dayanamayıp denemeye karar verdim. Uyumamak için ağlıyordu ve ben yanına gitmiyordum. O kadar kötü hissettim ki anlatamam. Normal şartlarda belli bir süre sonra pes edip uyuması gerekirken bizimki 45 dakika boyunca hıçkıra hıçkıra ağladı. Ağlama şiddeti daha da artınca “başlarım uyku eğitimine” deyip yanına gittim ve onu kucakladım. Gözlerinin altı şişmişti. Ağlatarak uyut eğitimini savunanlar işin sırrının dayanıklı olmak olduğunu, çocuk ağlarken sabredebilenlerin başarabildiğini söylüyorlar. Kusura bakmayın ama bence bunun adı düpedüz canilik. Buradaki başarı göreceli. Öğrenilmiş çaresizlik denilen bir şey varmış. Çocuk ağlıyor ağlıyor, annesinin gelmeyeceğine ikna olunca ağlamayı bırakıp uyuyor. "Eğer bu başarıysa ben böyle başarı istemiyorum" dedim. Okuduğum başka kaynaklarda ağlayarak uyku konusunda eğitilen çocukların ilerde farklı sorunlar yaşayacaklarına dair uzman görüşleri dikkatimi çekti. Çoğunlukla da bağlanma ve güven sorunu yaşayacaklarına dair görüşler vardı. Nasıl olmasın ki? Bu çocuklar daha bebek ve annelerine ihtiyaçları var. Bunu da tek belli edebilme yöntemleri ağlamak. Ağlıyor, "anne sana ihtiyacım var" diyor ancak sen yanına gitmiyorsun. Bebeğinin ihtiyacını karşılamıyorsun. Evet bu yöntemi uyguladıktan sonra çok rahat eden, çocuğunun uykusunun düzene girdiğini söyleyen çok anne baba var ancak bana çok ters geliyor. Ayrıca zaten çocuk hasta olduğunda eğitim meğitim yapamıyorsunuz. Hastalık bittiğinde tekrar aynı süreci yaşamak gerekiyor ki bence bu da çok yıpratıcı.

 

Sonuç olarak uyku sorunumuz çözülemediği için ben de ağlatma yöntemi haricindeki tezleri savunan uzmanların kitaplarını okumaya başladım. Bir şekilde bu sorunu çözmeliydik. İş çığırından çıkmıştı artık. Geceleri sık sık kalkıyor, hatta bazı geceler sanki sabah olmuş gibi kalkıp saatlerce oyun oynamak istiyordu ve tekrar yatmama konusunda ısrar ediyordu. Geceleri hiç uyuyamadığım için gün içinde ruh gibi gezer hale gelmiştim. Uykusuzluk çok fena bir şey. Sinirlerin yıpranması ve tahammülsüzlüğü de beraberinde getiriyor ki bebeğinizi büyütürken en çok ihtiyaç duyacağınız şey dayanıklılık.

 

Bu arada çok sık olmasa da gece terörü denilen kabusu biz de yaşadık. Gece terörü yaşayan çocuk gecenin bir yarısı şiddetli ağlayarak uyanıyor ve siz ne söylerseniz söyleyin tepki vermiyor. Bu dakikalarca sürüyor ve sonunda hiçbir şey olmamış gibi yatıp uyumaya devam ediyor. Çok korkutucu çünkü elinizden bir şey gelmiyor, ellerini tutup öylece beklemek zorundasınız. Uzmanlar kesinlikle çocuğu kendine getirmek için müdahalede bulunmayın diyorlar çünkü bu normal ağlama krizinden farklı bir durum. Sonunda geçeceğini bilmek rahatlatıyor ancak ilk yaşadığımızda oldukça korkmuştum.

Uyku sorununu çözebilmek adına yeni bir yöntem denemeye başladığımda sanırım 1 yaşındaydı. Yanında ninni söyleyerek onu uyutuyor, uyuyunca da kendi yatağıma gidip yatıyordum. Tabii ki gece boyunca uyanmaya devam ediyordu. Hiçbir zaman kayıtsız kalmadım. Hatta uyanma sinyalleri aldığım anda yataktan fırlayıp yanına giderek ninni söylemeye devam ediyordum. Böylece uykusu açılmadan müdahale edebiliyordum. Yanında olduğumu ona hissettirerek onu rahatlatıyordum. Bu şekilde geceleri ağlaması minimuma indi. Yalnız böyle olunca da desteksiz uyuyamadığı için her uyandığında yanında beni arar oldu. Dolayısıyla çok sık kalkıp yatar olmuştum.

 

Diyeceksiniz ki ne zaman bitti bu kabus? Geniş bir yatak alıp onun yanında yatmaya başlayınca bir anda bitti :) Şimdi kızım 2,5 yaşında. Yanında kitap okuyarak uyutuyorum. Sonra da yanından kalkıp yatağıma gidiyorum. Gece boyunca uyuyor ancak sabah 5 gibi uyanıp beni yanına emrediyor :) Ben de gidip iyice uykusunu alana kadar onunla birlikte yatıyorum. Bu şekilde çok rahat ettik diyebilirim. Belki de dönem itibariyle düzene girdi, belki de yatağı değiştirmek bir vesile oldu, bilemiyorum ama o yaşadıklarımızdan sonra kocaman bir "Ohh be!" demek istiyorum.

POPÜLER ETKİNLİKLER